banner

KARANTİNA GÜNLERİNDE SANATÇI ATÖLYELERİ
04.05.2020

Bu karantina süreci hepimizi farklı alışkanlıklara, deneyimlere ve üretimlere yönlendirdi. Yer değiştirmeden, yolculuk etmeden, barındığımız ve çalıştığımız mekanları birleştirerek, ellerimizi hamura, toprağa, boyaya değdirerek, sessizce ya da velvele ile yaşıyoruz. “Düşlere daldığım zaman, görüyorum. Bir yolculukta bundan daha fazla ne yapabilirim? Sadece hayal gücü çok zayıf olan insanlar, bir şeyler hissetmek için yer değiştirmeye ihtiyaç duyar” demiş Pessoa. Ne yapalım, mecbur dinleyeceğiz sözünü; evlerde kalıp kendi yolculuklarımıza çıkarak, hayatı bir de böyle yaşayarak... Çok sevdiğimiz atölye ziyaretlerini bu aralar yapamıyoruz ama iletişimde kalarak ve paylaşarak birbirimizi beslemeye devam ediyoruz. Sanatçılara pandeminin atölye ortamlarını ve üretimlerini nasıl değiştirdiğini ve bugünlerde ne üzerine çalıştıklarını sorduk. Atölyelerinden güncel bir fotoğrafla birlikte yanıtlarını sizinle paylaşıyoruz.

 

Ahu Akgün, İstanbul

 

"İçinde bulunduğum gönüllü karantinanın 5. haftasındayım ve son 3 haftadır atölyeme gidemiyorum. Evimizdeki çalışma odamızı sanatçı eşim Levent Aygül ile atölyeye dönüştürdük. Lisans yıllarımdan beri ilk defa sırt sırta duran şovaleler arasında çalışıyorum. Yalnız olmamak güzel tabii ki ama söz konusu çalışma ortamı olunca ikimizin de ara ara zorlandığını hissediyorum. Dikkatim haliyle çok dağınık olduğundan şu ara sadece resmetmenin kendisine yoğunlaşabiliyorum. Bu da bana iyi geliyor. Bu dönem bir şeylere evrildiğinde ürettiğim işler muhtemelen ev içinde karşılaştığım nesneler, anlık hisler ve özlemlerimden oluşacak."

 

Aslı Torcu, Paris