"Artnivo"yla Tanışın

Röportaj: Tuğçe Kaprol Üler

Online bir galeri olan Artnivo.com, hem danışmanlık hizmetiyle koleksiyon yapmaya yeni başlayan birey ve kurumlara yol gösteriyor, hem de blog bölümünde birçok sanat haberini takipçileri için bir araya getiriyor. Bir tık uzağımızda olan sanat eserlerini, galeri gezme zahmeti olmadan incelerken, sanatçılara dair bilgilere de kolayca erişebiliyoruz. Şeffaflık ve ulaşılabilirliğiyle öne çıkan Artnivo.com’un genç ve dinamik ekibinden, kurucu ortaklar Şebnem Alkın ve Özlem Ünsal ile sohbet ettik.

 

Artnivo’nun kuruluş amacı nedir? Ülkemizdeki sanat piyasasında nasıl bir yeri var?

Türkiye’deki sanat piyasası 2011’den itibariyle çok hızlı gelişti ve sanat eserlerinin fiyatları çok yükseldi. Yeni koleksiyonerlerin sayısı artmaya başlasa da kimse nereden başlayacağını bilemiyordu. Bir taraftan da üniversiteden mezun olan yüzlerce sanatçı adayının üretim tutkusu karşılık bulamıyordu. Yeni sanatçıları tanımayanlar; kimin daha iyi, daha güvenilir olduğunu bilmeyenler; galerilerden daha önce alım yapmayanlar için bu alana adım atmak zor geliyordu. O yüzden biz de şeffaf bir yapı oluşturup herkesin kolaylıkla ulaşabileceği, uygun rakamlı, uygun fiyatlı, nitelikli sanat eserlerine ulaşabileceği bir ortam yaratmak ve genç sanatçıları ulaşılabilir kılmak istedik. Böylece Artnivo doğdu. Piyasadaki konumunu da, gelecek vadeden isimlerin seçilmesi, uygun rakamlara sanat eseri bulundurması ve koleksiyonerliğe yeni başlayanlara bir yol haritası çizmesi ile belirledi.

 

Koleksiyonere galerilerin sunamadığı neleri sunuyorsunuz?

 

Şebnem Alkın: Kaliteli ve seçilmiş işler sergiliyoruz. Türkiye’nin önemli sanat danışmanları ve küratörleri tarafından seçilen işlerden oluşan online sergiler, fiyatların şeffaf ve uygun olması, herkese hitap etmesi ve herkese eşit mesafede durmamız bizi farklılaştıran unsurlardan. Sanatçılar açısından bakarsanız, onlara galerilerden daha fazla görünürlük sağlıyoruz, sosyal medya ve pazarlamayı daha iyi kullanıyoruz. 

Özlem Ünsal: Sergiyi görmek veya sanatçıyı tanımak için bir galeriye gitmeniz gerekiyor. Oysa, bu şekilde oturduğunuz yerden bir tık ile eserlere dair her türlü bilgiyi edinebiliyorsunuz.

İnternetten sanat eseri satın almaya karşı ülkemizde bazı önyargılar mevcut. Bunları nasıl kırmayı, koleksiyonere nasıl güven aşılamayı başardınız? 

Şebnem Alkın: Koleksiyonerlere üç seçenek sunuyoruz. Seçtikleri eserleri ofisimizde ya da depomuzda görebiliyorlar veya evlerine gönderdiğimizde beğenmedikleri takdirde iade edebiliyorlar. Fakat şimdiye dek iade hiç olmadı; herkes ekranda görünenden çok daha güzel bulup teşekkür ediyor. 

Özlem Ünsal: Önyargılar zamanla kırıldı. Bizim fuara katılmamız belki burada en büyük avantaj oldu. Online’ız ama offline alanda da izleyiciyle temas edebiliyoruz. Pop-up sergilerimiz oldu. Bunlar güvenilirliğimizi pekiştiren unsurlar.

Şebnem Alkın: Kimi izleyici eseri Contemporary İstanbul’da ya da Lucca’daki sergide görüp daha sonra siteden aldı.

 

Bir sanatçı için sizinle çalışmanın avantajları nelerdir?

 

Özlem Ünsal: En büyük avantajı hangi eseri kimin kaça aldığı konusunda şeffaf bir yapımızın olması. Sözleşme ile de bunu sanatçılarımıza taahhüt ediyoruz. Dijital pazarlama alanında güçlüyüz. Şu an Türkiye’deki en iyi galerilerin bile websitelerine girdiğinizde verilerin güncel olmadığını görüyorsunuz veya sanatçı hakkında yeteri kadar bilgiyse ulaşamıyorsunuz. Oysa ki, şu çağda her şey online. Herkes önce sanatçının özgeçmişini görmek istiyor, eserlerine bakmak istiyor. Normalde bizdeki sanatçılar başka galerilerde çalışmadıkları için ulaşılabilme durumları yok. 

Galeriler hep aynı yeri işlettikleri için, sanatçılar üretimde tekrara düşebiliyorlar. Bizim her projemiz farklı mekanlarda gerçekleşiyor ve bu da sanatçılara üretimde yenilik getiriyor. Ayrıca biz prodüksiyonda da sanatçılara destek veriyoruz. Bütün bunlar bizi bir galeriden ayrıştıran etkenler.

 

Sizinle çalışan sanatçıların nasıl bir profili var? 

Özlem Ünsal: Artnivo sanatçılarının yüzde 80’i 40 yaş altında. Gelecek vadettiğine inandığımız ve kendilerini yaşlarına göre belirli bir üslupta ispat etmiş isimler bunlar. Şu an dosyamızda bekleyen 130’a yakın sanatçı var. Biz bunların içinden eleyerek, aralarında ilişki kurarak seçim yapıyoruz. Dikkat ettiğimiz birinci kriter kullandıkları teknikte kendi ustalıklarını ispat etmiş olmaları. Bu tuval üzerine yağlı boya da olabilir, video da, kağıt üzerine desen de. Bizim için önemli olan nitelikli ve titiz bir işi yürütmeleri. İkincisi, ürettikleri işin temasının ya da seçilen konunun sanatçının dünyaya bakışıyla olan uyumu ve bu konuyu ifade ediş biçimi. Üçüncüsü ise bu konunun teknikle olan ilişkisi. Seçtiği konuyu hangi teknikle anlatıyor ve bu teknik o temaya nasıl yardımcı oluyor. Bu üçünü kullanışının özgünlüğü de dikkat ettiğimiz başka bir nokta. Ne kadar ona has, ne kadar tekrar ve benzeri olmayan eserler üretiyor diye bakıyoruz. Diğer bir unsur da sanatçıların karakterlerine dikkat ediyoruz. Karakter olarak bahsettiğim, sanatçıların bu işe olan bağlılıkları. Ne kadar tutkulular, ne şartlarda çalışıyorlar ve hayatlarını nasıl devam ettirmek istiyorlar? Hayalleri ne; 10 yıl sonra kendilerini nerede görmek istiyorlar? Tüm bunlara göre, bu sanatçılara yatırım yapıyoruz. 

 

Koleksiyoner profiliniz nasıl? Yabancı koleksiyonerleriniz var mı?

Şebnem Alkın: Biz bu işe başlarken koleksiyonerliğe yeni başlayanları hedeflemiştik. Şu an geldiğimiz noktada alıcıların yarısı Türkiye’nin sayılı koleksiyonerlerinden oluşuyor. Yabancı koleksiyonerlerimiz de mevcut. 

 

Koleksiyonerliğe nereden başlanmalı? 

 

Özlem Ünsal: İlk adımı atmak mühim. Hiçbir doğru noktası veya “şuradan başlamalısınız” gibi bir teorik yaklaşım yok, çünkü herkesin gözü başka bir şeyi seçer. Bu sizin kararınız. Koleksiyonerliğe başlamak için doğru bir zaman da yok, çok bireysel bir durum. “Araba kullanmalı mıyım, kullanmamalı mıyım?” gibi bir soru bu. Hayatınızla ilgili bir olay. Orhan Pamuk’un bir ifadesini hatırlatmak istiyorum: “İlk koleksiyoncular geçmiş hayatın izlerini korumak için değil, kendilerine yeni bir kimlik ve böylece yeni bir gelecek elde etmek için harekete geçerler.”

Koleksiyonerliğe başlayan biri ilk işini gerçekten sevdiği için almalı. Gördüğünde çok heyecanlanıp, çok etkilendiği için. Tabi koleksiyonun hedefi ile de çok ilgili bir durum. Kendinize özel bir müze mi kurmak istiyorsunuz? Sanat vakfı kurup, bu vakfın yüzyıllarca kendini idame ettirmesini mi hayal ediyorsunuz? Sadece çocuklarınıza bırakmak için mi eser almak istiyorsunuz? Hiçbir hedef koymadan sadece evinizde 20 tane resimle yaşamak mı istiyorsunuz? Özetle geleceğinizi nasıl kurgulamak istediğinizle ilgili.

Bu noktada belli adımlar atmak gerekiyor. Koleksiyonerliğin bir çok yönü var. Koleksiyonun bir teması olabilir; bir teknik üzerine yoğunlaşabilirsiniz. Sizin algınızın ve bilinçaltınızın sizi yönlendirmesine bağlı olarak çocukluk anılarınıza referans veren işler de alabilirsiniz. Sadece beğendiğiniz işleri alabilir veya yatırım boyutunu gözetebilirsiniz. 

Bunların hepsi geçerli yöntemler. Önemli olan hedefinize paralel olarak eser almak. Çok sergi gezip önce neyi sevdiğinizin farkına varmanız gerekiyor. Sevdiğiniz işi de çok düşünmeden almanız  gerek, çünkü bu bir kere cesaret etmekle başlayan bir süreç. İlk resminizi alıp duvara astıktan sonra her gittiğiniz evin duvarlarına bakmaya başlayacaksınız. Bazıları neden boş diye düşünecek, sonra da resimsiz evde yaşayamaz hale geleceksiniz. Bu koltuksuz bir evde oturamamak kadar sıradan ve normal gelmeye başlayacak. 

 

Artnivo’nun sanat eseri satmanın haricinde pek farklı işlevleri de var. Online sergileriniz ve blogdan biraz bahsedebilir misiniz?

Online sergilerimizde küratörlerle çalışıyoruz. Küratörlerin de Artnivo’nun kimliği gibi genç, dinamik ve farklı projelerde yer alan, sektörün farklı alanlarında çalışması bizi heyecanlandırıyor. Onları bu konuda bağımsız bırakıyoruz. Tamamen küratörlere teslimiz. Temaları kendileri belirliyorlar ve sanatçıları onlar seçiyorlar. Bir kısmı Artnivo sanatçıları oluyor, bir kısmı ise tamamen bağımsız veya galerilerle çalışan sanatçılar olabiliyor. Bu anlamda galerilerle de işbirliklerine gidiyoruz. O temalara istinaden eserler Artnivo’da sergilenmeye başlıyor ve satışları bizim tarafımızdan yürütülüyor. 

Bunun haricinde bir bloğumuz var. Blogda tamamen Türk sanat izleyicisinin ulaşmasını istediğimiz haberlere yer veriyoruz. Kimi zaman yerel piyasadan, kimi zaman da uluslararası sanat piyasasından haberler oluyor. “Edisyon nedir?” gibi sanata dair basamakların ilk unsurunu teşkil eden yazılara yer veriyoruz. Dünya sanat ekonomisinin gidişatına dair haberler yayımlıyoruz. Böylelikle sanata dair bilgiye ulaşmak isteyenlere, pratik ve nitelikli bir içerik yaratıyoruz. Bir de sanat danışmanlığı bölümümüz var. Orada ise koleksiyonerlere özel koleksiyon veya kurum koleksiyonlarının inşasına dair danışmanlık veriyoruz.

 

Artnivo’nun ilk uluslararası fuarı Contemporary Istanbul 2014’ten bizimle paylaşmak isteyeceğiniz deneyimleriniz neler? Yerli ve yabancı başka fuarları hedefliyor musunuz?

Fuarın sahip olduğu önemli izleyici ve koleksiyoner kitlesiyle buluşmamızı sağladılar. Bu anlamda Contemporary İstanbul’u çok başarılı buluyorum. Fuara katıldığımız zaman 6. ayımızdaydık ve bizim için çok ciddi bir finansmandı. Fuarla birlikte Artnivo’nun bilinilirliği kat kat arttı. Fuar için iki ayrı kurgu hazırladık. İlk üç gün ve son iki gün başka sanatçıların eserlerine yer verdik. Yine küratöryel bir asım gerçekleşti. Rastlantısal olarak hiçbir iş yan yana getirilmedi. Hepsi planlıydı ve kendi içinde bir dili vardı. Ayrıca, masa işlevi de gören özel bir akıllı ekranımız vardı. Akıllı ekranda sergilenen işlerin yanı sıra başka sanat eserlerini de görme imkanınız vardı. 

 

Kaç kişilik bir ekiple çalışıyorsunuz? 

Konusunda uzman kişilerden dışarıdan hizmet alıyoruz. Yedi kişilik bir ekiple çalışıyoruz. Bu ekipte üç ortağız. Bir proje müdürümüz, bir bilişim müdürümüz, iki de stajyerimiz var. 

 

Ne gibi yeni projeler bizi bekliyor?

Sanata gönül vermiş şirketlerle işbirliği yapmaya devam ediyoruz. Vizyonumuzu da uluslararası projelere çevirdik.

Görsel 1: Burak Dak, Kırmızı Düğmeye Basmamanı Söylemiştim, 2014, kağıt üzerine guaj, karakalem, 64x99 cm

Görsel 2: Melis Ağazat, The Grass Harp, 2012, porselen üzerine el boyaması, 22x33x3 cm

Görsel 3: Zeynep Beler, Andromeda, 2014, tuval üzerine yağlı boya, 50x50 cm

Görsel 4: Şebnem Alkın ve Özlem Ünsal

Görsel 5: Contemporary Istanbul 2014 Artnivo standı 

 

Sanatçı Başvuru Formu

Sanatçı başvurusu için biyografinizi, son dönem çalışmalarınızın görsellerini ve açıklamalarını içeren portfolyonuzu sisteme yükleyerek bize iletebilirsiniz. Video çalışmalar için bize link iletebilir ya da izleme kopyalarını artnivo.com project space adresine USB ya da DVD içinde postalayabilirsiniz. USB ve DVD’ler adresinize geri gönderilmeyecektir, dolayısıyla orijinal eseri değil, izleme kopyalarını gönderiniz. Sanatçının verdiği e-posta adresi üzerinden iletişime geçilerek, başvurulara bir ay içinde yanıt verilecektir
artnivo.com project space
Sadi Konuralp Cad. Nejat Eczacıbaşı Binası No:5B 34433 Şişhane /İstanbul

Ad Soyad Telefon
Mail Portfolyo
Dosya Ekle