Her Düşenin Kanadı Yoktur

09.06.2016 - 18.09.2016
KÜRATÖR: SELEN ANSEN

Her Düşenin Kanadı Yoktur

Her şey düşer ve düşmeye devam eder.

Bu hiç değişmedi. Daha Newton sahneye çıkmamışken, yerçekimi evrensel bir yasa olarak ilan edilmeden önce de durum zaten buydu. Hâlâ da öyle. Düşüyorlar, demişti Lucretius, ve bununla elmaları, çekiçleri, binaları veya kuştüylerini kastetmiyordu; düştükleri görülemeyecek kadar ufak oldukları halde büyük maharetleri olan küçük parçacıklardan bahsediyordu; sanki kendi yıkımlarına doğru inişe geçmiş gibi aşağı yönelen, sonra da bilinmeyen bir nedenle indikleri bu yoldan biraz saparak birbirlerine rastlayan ve çarpışan, böylece görünür gövdelere kavuşan görünmez parçacıklardır bunlar.

Şeyler ve varlıklar için ortak ve sonlu bir alan oluşturan yerçekiminin yol açtığı sonsuz devinim, yaşayan ve yaşamayan, maddesel olan ve olmayan, dikey duran ve durmayan arasındaki hiyerarşiyi tamamen ortadan kaldırmasa bile, bozguna uğratma gücüne sahiptir. Bununla birlikte, düşme ve yükselmenin sonsuz döngüsü, tarihin ve varoluşun seyrini dikeylik ve onun iki karşıt kutbu (yukarısı/aşağısı) etrafında düzenlemeye devam ediyor.

Ama yolun hem bir inişi hem de bir çıkışı olsa da, son tahlilde hep aşağı gidiyor olmalıyız. Aşağıya inerken kendimizle birlikte kaldırmayı, yükseltmeyi, olduğu yerde tutmayı ya da salt düşmekten korumayı beceremediğimiz canlıları, maddeleri, gayrimaddi şeyleri, sözcükleri, düşünceleri, duyguları, hatıraları da aşağıya sürüklüyoruz demektir. Şimdi tüm bunlar tamamen aynı düzlemde gerçekleşiyorsa, ve yine başka bir yere değil aslında sadece buradan buraya düşüyorsak, uçma ve yükselme yanılsamasını sürdürmenin yolu nedir?

"Yerçekimi" ve "ağırlık/vakar" kavramları etrafında geliştirilen "Her Düşenin Kanadı Yoktur" sergisi, düşme eylemini fiziksel bir düşüş, beceriksizlik ya da yetersizlikten kaynaklanan bir sonuç veya kötü yazgının/lanetin getirdiği kaçınılmaz son gibi ilk çağrışımlarının ötesine geçerek ele alıyor. Her şeyin her an düştüğü ve düşmeye devam ettiği fikrinden hareket eden sergi, bir toz zerreciğinin onu yere inmeye zorlayan kaderiyle dilimizin ucundan dökülüveren sözcüklerin kaderini birbirine bağlayan ortak bir koşula işaret ediyor ve maddesel olsun ya da olmasın her şeyi düşmeye zorlayan bu ortak zeminde, beklenmedik ile sıradan olanı birbirine bağlayan baş döndürücü bir hareketin üretici gücünü açığa çıkarmayı amaçlıyor. Sergiye omurgasını veren düşme eylemi, gerçekliğin yüceltilmesine dayalı bir sanat geleneğinden uzaklaşarak, yüzeyle meşgul olan ve dipte olmayı kabullenen bir sanatsal jestin izini sürmeyi mümkün kılıyor – daha iyi düşebilmek ve yenilebilmek için.

Yükseliş ve düşüş arasındaki dengeye odaklanan sergi, en kişisel izleklerden tüm beşeri yapı(t)lara, hatta toplumların seyrine uzanan bir ölçekte çöküşün sürekliliğini araştırıyor. Yerçekiminin gücünü açığa çıkaran sergideki işler, kendi zamanlarına tanıklık eden ve mit kökenli gelenekten uzak yükseliş ve inişler sunarak tüm zamanlara ait ve tarihsel sınırları aşan bir dinamiği bağlam içine yerleştiriyorlar.

SANATÇILAR
Bas Jan Ader
Phyllida Barlow
Cyprien Gaillard
Ryan Gander
Mikhail Karikis & Uriel Orlow
VOID
Anne Wenzel

Sanatçı Başvuru Formu

Sanatçı başvurusu için biyografinizi, son dönem çalışmalarınızın görsellerini ve açıklamalarını içeren portfolyonuzu sisteme yükleyerek bize iletebilirsiniz. Video çalışmalar için bize link iletebilir ya da izleme kopyalarını artnivo.com project space adresine USB ya da DVD içinde postalayabilirsiniz. USB ve DVD’ler adresinize geri gönderilmeyecektir, dolayısıyla orijinal eseri değil, izleme kopyalarını gönderiniz. Sanatçının verdiği e-posta adresi üzerinden iletişime geçilerek, başvurulara bir ay içinde yanıt verilecektir
artnivo.com project space
Sadi Konuralp Cad. Nejat Eczacıbaşı Binası No:5B 34433 Şişhane /İstanbul

Ad Soyad Telefon
Mail Portfolyo
Dosya Ekle