Mehmet Öğüt (ANÂSIR-I ERBAA 13.05.2018)

Çukurcuma Hamamı Firuzağa Mah. Çukurcuma Caddesi No:45, Çukurcuma 

Anâsır-ı Erbaa... Dünyanın temel öz’leri bağlamında ateş, su, hava ve toprağı ve tüm bu unsurların ilişkilerini ve karmaşıklığını tanımlamak için kullanılan bir terim. Mısır, Babil, Japon, Tibet, Hint ve Çin kültürlerine ve oradan antik Yunan ve Roma’ya uzanan bir coğrafi genişlikte, kısmi farklılıklar olsa da aynı terimle karşılaşılmaktadır. Antik Yunan Felsefesine bakıldığında Herakleitos’un, tüm bu unsurlar temelinde arkhe’yi (temel maddeyi) “ateş” olarak tariflediği ve ona göre, ateşin varlığın ilk temeli ve içinde bütün karşıtlıkları eriten bir birlik olduğu görülür. 

Ateş 400.000 yıl kadar önce, Homo Sapiens öncesinde insanlık tarafından kontrol altına alınmıştı ve kontrollü bir ateş, insanlık için dilediği zaman ışık yaratabilme anlamına gelerek, gece avlanmalarına yarıyor ve yırtıcılardan ve böceklerden korunmalarını sağlıyordu. Bu evrim sürecinin ekseninde ateşi elde etmenin temel maddelerinden birisi ise kibrit (kükürt anlamına gelen Arapça sözcük) olmuştur. Peki, kibrit kullanımıyla elde edilen ateşle, kağıt bir araya geldiğinde ne olur? Sadece bir yok oluştan mı bahsedebiliriz? Ateş sanatsal bir üretimin parçası nasıl olabilir? 

Mehmet Öğüt’ün Anâsır-ı Erbaa çalışmaları tüm parçalarıyla yaşam döngüsünün sorunsallaştırılmasından hareket ediyor. Üretimlerinde kullanılan kibritlerin kağıt üzerinde bıraktıkları izler, her bir uygulamada farklılaşıyor; birbirinin aynı gibi görülen izler olsa da. Her birinin bu ayrıcalıklığı, bir insanın yaşamı gibi, doğum ve ölüm dengesini içermekte ve bu daimi dönüşümü işaret eden bir an’ın gösterilmesiyle sonuçlanıyor. 

Yaşam, daimi bir akıştır; Herakleitos “Panta Rhei” (her şey akar) demiştir. Hegel de, her şeyin daimi bir akış halinde olduğunu belirterek “Mücadelenin her şeyin atasıdır” sözü ile bu daimi akışı diyalektik düşünce yapısını temellendirmek için örneklendirmiştir. Henri Bergson da evrimin daimi bir akış ve değişim süreci olduğunu belirtirken, bu öncüllerden hareket ediyordu. Anâsır-ı Erbaa, bu temeller üzerinden, insanın doğayla karşılıklı olma halini ele görselleştiriyor. 

Doğa izlerini kendi normlarıyla oluşturur, Mehmet Öğüt’ün çalışmalarında, bu izleri kendisi yapan, ama bir müdahale etme halinden ziyade, bunu bir tanıklık düzeyinde ele alan bir duruşta yaptığı görülüyor. Bu mümkün müdür? “Anâsır-ı Erbaa” bu sorgulamaların önünü açıyor. 
Fırat Arapoğlu

Sanatçı Başvuru Formu

Sanatçı başvurusu için biyografinizi, son dönem çalışmalarınızın görsellerini ve açıklamalarını içeren portfolyonuzu sisteme yükleyerek bize iletebilirsiniz. Video çalışmalar için bize link iletebilir ya da izleme kopyalarını artnivo.com project space adresine USB ya da DVD içinde postalayabilirsiniz. USB ve DVD’ler adresinize geri gönderilmeyecektir, dolayısıyla orijinal eseri değil, izleme kopyalarını gönderiniz. Sanatçının verdiği e-posta adresi üzerinden iletişime geçilerek, başvurulara bir ay içinde yanıt verilecektir
artnivo.com project space
Sadi Konuralp Cad. Nejat Eczacıbaşı Binası No:5B 34433 Şişhane /İstanbul

Ad Soyad Telefon
Mail Portfolyo
Dosya Ekle