At the Atelier with Burak Dak

Toplumsal cinsiyet, kimlik, cinsellik ve beden konuları üzerine eğilen sanatçı, cinsel kimlik ayrımlarının keskin olmaması gerektiğini vurgulamak adına, resimlerinde de modellerini bulanıklaştırıyor, ayırıyor ve böylece sınırları yumuşatıyor. Toplumun belirlediği ana şekillendirmeler üzerinden yola çıkan Toraman, birey üzerinde baskı kuran ayrımları, resimlerinde kendi diliyle ifade ediyor.

Toraman, kadın ve erkek kategorilerini nasıl anlamlandırdığımız ve ayırdığımız üzerinde durarak, bu ayrımın bu kadar keskin hatlarla ayrılamayacağını söylüyor. Aynı kimlik kartlarımızda olduğu gibi, resimlerinde kullandığı kadın ve erkeği sembolize eden bebek mavisi ve uçuk pembe tonlarıyla cinsiyet kategorilendirmelerine vurgu yapıyor. Kadın ve erkek portrelerini birleştirerek cinsel kimliğini okuyamadığımız androjen portreler yaratıyor ve bu portreleri kusursuz olarak bize gösteriyor; bu anlamda cinsel kimsiksizliği yüceltiyor. Özer Toraman ile atölyesinde buluştuk…

Röportaj: Polen Korkmaz