Çağdaş sanat dünyası, farklı estetik dillerin, kişisel anlatıların ve kavramsal yaklaşımların kesiştiği çok sesli bir zemin sunuyor. Sanatçılar; kullandıkları gereçler, odaklandıkları toplumsal ya da bireysel temalar ve izleyiciyle kurdukları etkileşim biçimleriyle kendi özgün alanlarını inşa ediyor. Farklı üretim pratikleriyle dikkat çeken ve radarımıza takılan üç ismi serimizin bu bölümünde ağırlıyoruz: Ahmet Öğüt, Zeynep Beler ve Nazlı Gürlek Hodder.

Ahmet Öğüt
Ahmet Öğüt (1981), Diyarbakır’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olduktan sonra yüksek lisansını Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde tamamladı. Rijksakademie van beeldende kunsten (Amsterdam) ve ISCP (New York) gibi prestijli konuk sanatçı programlarına katılan Öğüt, üretimlerini Amsterdam ve Berlin merkezli olarak sürdürüyor.
Öğüt; enstalasyon, heykel, video, performans ve katılımcı projeleri kapsayan disiplinlerarası bir üretim dili benimsiyor. Çalışmalarında toplumsal meseleler, siyaset, hukuk, mülkiyet, emek ve kurumsal yapılar gibi temaları mizahi, ironik ve eleştirel bir yaklaşımla ele alıyor. Sanatçı, sıklıkla izleyiciyi de sürecin bir parçası kılan ya da kamusal alana müdahale eden kolektif iş birliklerine imza atıyor. Kurucusu olduğu “Silent University” (Sessiz Üniversite) gibi alternatif eğitim ve dayanışma platformlarıyla da çağdaş sanatın sınırlarını ve işlevini sorgulamaya devam ediyor.
Sanatçının katıldığı önemli sergi ve bienaller arasında 53. Venedik Bienali Türkiye Pavyonu (2009), 5. Berlin Bienali (2008), 9. İstanbul Bienali (2005) ve Performa 09 (New York) bulunuyor. Ayrıca Kunsthalle Basel, Van Abbemuseum ve Chisenhale Gallery gibi uluslararası kurumlarda solo sergiler gerçekleştiren Öğüt, 2013 yılında Volksbühne Berlin tarafından verilen Visible Award ve 2011’de Future Generation Art Prize halk oylaması ödülü dâhil olmak üzere pek çok prestijli ödüle layık görülmüştür.
Sanatçının Listnivo üzerindeki listelerine ulaşmak için tıklayın.

Zeynep Beler
Zeynep Beler (1985), Ankara’da doğdu. Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü’nden mezun olduktan sonra yüksek lisans eğitimini Hollanda’daki Leiden Üniversitesi’nde tamamladı. İstanbul’da yaşayan ve üreten sanatçı, görsel sanatlar pratiğinin yanı sıra edebi çevirileri ve yazınsal çalışmalarıyla da öne çıkıyor.
Beler’in üretimi ağırlıklı olarak resim ve fotoğraf odaklı şekillense de dijital imge kültürü ve buluntu gereçlerle de ilişki kuruyor. Yapıtlarında modern hayatın getirdiği yabancılaşma, tüketim kültürü, gündelik nesnelerin ve mekânların sıradanlığı ile dijital ekranların yarattığı görsel doyumsuzluk konularına odaklanıyor. Resimlerinde yakaladığı anlık, neredeyse “taslaksı” ve fotoğrafik estetik, çağdaş yaşamın geçiciliğini ve bellek ile imge arasındaki muğlak sınırları sorgulatıyor.
Sanatçının gerçekleştirdiği kişisel sergiler arasında “Aşağı Yukarı” (Bilsart, 2021) ve “Karakutu” (Sanatorium, 2018) yer alıyor. Beler ayrıca Mamut Art Project (2014), “Sipariş Üzerine” (Depo, 2020) ve pek çok ulusal ve uluslararası grup sergisinde işleriyle yer aldı. Sanatçı, edebiyat alanındaki üretimiyle de bağımsız kültür-sanat yayınlarında görsel ve yazılı katkılarını sürdürüyor.
Sanatçının Listnivo üzerindeki listelerine ulaşmak için tıklayın.

Nazlı Gürlek Hodder
Nazlı Gürlek Hodder (1981), İstanbul’da doğdu. Lisans eğitimini Floransa Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde tamamladıktan sonra, yüksek lisans derecesini Londra’daki Goldsmiths College Küratörlük (MFA in Curating) alanında aldı. Uzun yıllar bağımsız küratör, sanat yazarı ve AICA Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi olarak ulusal ve uluslararası ölçekte pek çok projeye imza atan Gürlek, üretimini ve disiplinlerarası pratiğini İstanbul merkezli sürdürüyor.
Gürlek’in sanatsal pratiği; beden, ritüel, şifa, dişil öz, ekoloji ve bedenselleşme (embodiment) kavramları etrafında biçimleniyor. Resim, performans, video, yerleştirme ve ritüelistik uygulamaları bir araya getiren sanatçı; toprak, volkanik taşlar, bakır, pigmentler ve organik malzemeler aracılığıyla duyusal ve dönüştürücü alanlar kurguluyor. Sanatı yalnızca izlenen bir nesne değil; bedensel farkındalığı, kolektif hafızayı ve şifa süreçlerini tetikleyen canlı bir deneyim ortamı olarak ele alıyor.
Küratörlük geçmişinde 4. Uluslararası Mardin Bienali eş-küratörlüğü (2018) ve Borusan Contemporary Koleksiyon Küratörlüğü (2014-2015) gibi önemli görevler üstlenen Gürlek, sanatçı olarak “Bedende” (Evliyagil Dolapdere, İstanbul, 2019) gibi kişisel sergilerinin yanı sıra “ONE: Chelsworth” (İngiltere, 2022) video yerleştirmesi ve performans projelerini gerçekleştirdi. İşleri ayrıca “Kristal Şato” (Borusan Contemporary, 2015) ve “Gaia’nın 1000 Adı” gibi pek çok karma sergide yer aldı. Performİstanbul iş birliğiyle hayata geçirdiği dönüşüm ve ritüel odaklı performans pratikleriyle de üretimini sürdürmektedir.
Sanatçının Listnivo üzerindeki listelerine ulaşmak için tıklayın.



