Screenshot

Eylül Ayında Gezebileceğiniz 10 Sergi

 

Gökyüzü Şekerdendi
Arter
24 Haziran 2026 – 28 Mart 2027

Selen Ansen küratörlüğündeki Gökyüzü Şekerdendi, Arter Koleksiyonu’ndan seçilen yapıtları “ev/yuva” ve “yurt” kavramları etrafında bir araya getiriyor. 24 sanatçının resim, fotoğraf, heykel, video ve yerleştirme gibi farklı mecralardaki çalışmalarını buluşturan sergi, evi yalnızca fiziksel bir mekân olarak değil; belleğin, hayal gücünün, aidiyetin ve yolculuğun biçimlendirdiği bir deneyim alanı olarak ele alıyor. Farklı coğrafyalardan ve kuşaklardan sanatçıların yapıtları aracılığıyla yer değiştirme, hatırlama, ait olma ve bir yere dönüş arzusu üzerine çoğul bir düşünme alanı oluşturuyor.

 

 

Yapım Aşamasında
Arter
1 Nisan 2026 – 14 Mart 2027

Emre Baykal küratörlüğündeki Yapım Aşamasında, Arter’in 2010’dan bu yana farklı sergiler ve projeler kapsamında üretimine destek verdiği yapıtlardan kapsamlı bir seçki sunuyor. 300’ü aşkın eserin üretim süreçlerinden hareketle hazırlanan sergi, bir sanat kurumunun yalnızca sergileme değil, aynı zamanda üretme, araştırma ve sanatçı pratiklerini destekleme biçimlerine odaklanıyor. İki etaplı olarak kurgulanan serginin ilk bölümünde 39 sanatçının yapıtları bir araya gelirken, ikinci etapta seçki ve yeni üretimlerle serginin kapsamı yeniden şekillenecek. Böylece Yapım Aşamasında, tamamlanmış bir sergiden çok, sürekli dönüşen bir üretim sürecini görünür kılıyor.

 

 

Tayfun Erdoğmuş: Atlas 1/137,035999
Arter
24 Haziran 2026 – 3 Ocak 2027

Eda Berkmen küratörlüğündeki Atlas 1/137,035999, Tayfun Erdoğmuş’un kırk yılı aşan üretim pratiğine kapsamlı bir bakış sunuyor. Sanatçının bitkiler, mineraller, el yapımı kâğıtlar, kimyasal ve akrilik solüsyonlarla geliştirdiği deneysel yöntemleri merkeze alan sergi, resmin sınırlarını malzeme, zaman, dönüşüm ve rastlantı üzerinden genişletiyor. Daha önce sergilenmemiş çalışmaların yanı sıra yeni üretimleri de içeren seçki, Erdoğmuş’un geleneksel sanatlar, dekoratif sanatlar ve güzel sanatların kesişiminde gelişen pratiğini görünür kılarken, maddenin atomik ölçeğinden evrenin kozmik yapısına uzanan ilişkiler üzerine düşünmeye davet ediyor.

 

 

Aynı Mavinin Altında
İstanbul Modern
8 Eylül 2026 – 31 Aralık 2027

İstanbul Modern’in onuncu koleksiyon sergisi Aynı Mavinin Altında, Türkiye ve dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıların yapıtlarını tarihsel ve tematik bir çerçevede bir araya getiriyor. Çelenk Bafra ve Deniz Pehlivaner’in küratörlüğündeki serginin ilk bölümü 1940’lardan 2000’lere Türkiye’de modern ve çağdaş sanatın dönüşümünü izlerken, ikinci bölüm 2000 sonrası üretimleri kimlik, beden, kent, göç, savaş, hafıza ve doğa gibi temalar etrafında ele alıyor. Serginin adını aldığı mavi ise deniz, ufuk, özgürlük, mesafe ve yakınlaşma gibi çağrışımlarıyla farklı dönem ve coğrafyaları birbirine bağlayan ortak bir görsel ve düşünsel zemin oluşturuyor.

 

 

Yoko Ono: İçses ve İçyapı
Sakıp Sabancı Müzesi
25 Haziran – 27 Aralık 2026

Yoko Ono: İçses ve İçyapı, sanatçının yetmiş yılı aşan üretiminden 67 yapıtı bir araya getirerek Türkiye’de bugüne dek gerçekleşen en kapsamlı Yoko Ono sergilerinden birini sunuyor. 1950’lerin sonlarında New York avangardında başlayan pratiğinden hareketle talimat parçaları, kavramsal çalışmalar, performans, film, yerleştirme ve katılımcı işlere uzanan geniş bir seçki sunan sergi; hayal gücü, algı, hafıza, barış ve katılım kavramlarını odağına alıyor. Ono’nun 1964’te ortaya attığı “içses” ve “içyapı” kavramlarından adını alan sergi, müzenin galerilerinin yanı sıra bahçeye ve Atlı Köşk’teki koleksiyon galerilerine yayılarak izleyiciyi sanatçının farklı dönemleri arasında deneyimsel bir yolculuğa davet ediyor.

 

 

Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat
Yapı Kredi Kültür Sanat
8 Nisan – 29 Kasım 2026

Koç Topluluğu’nun yüzüncü yılı kapsamında hazırlanan Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat, bir kurumun yüz yıllık tarihini Türkiye’nin kültürel ve sanatsal dönüşümüyle birlikte ele alıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara’da başlayan Koç Topluluğu’nun yolculuğunu merkeze alan sergi; sanayi ve ticaret faaliyetlerinin yanı sıra kültür ve sanat alanında oluşturulan kurumların, koleksiyonların ve girişimlerin Türkiye’nin kültürel hafızasına yaptığı katkıları görünür kılıyor. Çok katmanlı tarih anlatısı, bir şirket tarihinin ötesine geçerek Türkiye’de modernleşmenin, kültürel üretimin ve kurumsal hafızanın izlerini sürüyor.

 

 

CANNES!
Ara Güler Müzesi
22 Nisan – 11 Ekim 2026

Ara Güler’in Cannes Film Festivali’nde farklı yıllarda çektiği fotoğraflardan oluşan CANNES!, sanatçının arşivinden ilk kez gün ışığına çıkan görüntüler aracılığıyla sinemanın 1950’lerin sonu ve 1960’lardaki atmosferine odaklanıyor. Festivalin yalnızca yıldızlarla ve kırmızı halıyla sınırlı olmayan dünyasını; La Croisette, oteller, plajlar, kalabalıklar, basın mensupları ve gündelik karşılaşmalar üzerinden ele alan sergi, Brigitte Bardot, Sophia Loren, Federico Fellini, Grace Kelly ve François Truffaut gibi dönemin ikonik isimlerini Ara Güler’in fotoğraf diliyle bir araya getiriyor. Fotoğraflara eşlik eden arşiv belgeleri ve efemeralar, Cannes’ın sinema tarihindeki özel konumuna görsel bir hafıza alanı açıyor.

 

 

Kuramdan Arınmış / Innocent of Theory
Baksı Müzesi, Bayburt
9 Eylül – 15 Ekim 2026

Amerikalı sanatçı Mike Berg’in Kuramdan Arınmış / Innocent of Theory başlıklı sergisi, sanatçının dokuma teknikleri, geometrik soyutlama ve renk ilişkileri üzerine geliştirdiği yaklaşımı Baksı Müzesi’nin özgün coğrafyasıyla buluşturuyor. Berg’in teorik kalıplardan ziyade sezgiye ve özgür üretime dayanan pratiği; renk, form, yüzey ve malzemenin birbirine dönüşebildiği açık uçlu bir görsel alan yaratıyor. Sanatçının farklı malzemeler arasında kurduğu geçişler ve geometrik yapılar, izleyiciyi eseri önceden belirlenmiş bir anlam üzerinden değil, doğrudan görsel deneyim ve sezgi aracılığıyla karşılamaya davet ediyor.

 

 

Gönül İşi
Galerist
16 Eylül – 7 Kasım 2026

Galerist’in 25. yılını kutlayan Gönül İşi, galerinin kuruluşundan bugüne programını şekillendirmiş yaklaşık 50 sanatçıyı bir araya getiriyor. Geçmişte sergilenmiş önemli yapıtları sergi için üretilen yeni çalışmalarla buluşturan seçki, bir galerinin sanatçılarla kurduğu uzun soluklu ilişkileri, düşünsel alışverişleri ve ortaklıkları görünür kılıyor. Farklı kuşaklardan, mecralardan ve sanatsal yaklaşımlardan sanatçıları aynı çatı altında buluşturan sergi, yalnızca 25 yıllık bir geçmişe bakmakla kalmıyor; bu ilişkilerin gelecekte yaratabileceği yeni karşılaşmalara da alan açıyor.

 

 

Mustafa Boğa: Bu Gördüğün Son Şey Olabilir
Martch Art Project Pera
18 Eylül – 16 Ekim 2026

Mustafa Boğa’nın Bu Gördüğün Son Şey Olabilir başlıklı kişisel sergisi, yaşam, hafıza, son ve başlangıç kavramları çevresinde şekillenen yeni çalışmalarını bir araya getiriyor. Sanatçı, “son” fikrini yalnızca bir bitiş veya kayıp olarak değil, yeni bir başlangıcın ihtimalini de taşıyan dönüşken bir eşik olarak ele alıyor. İlk bakışta güçlü ve tekinsiz görsel çağrışımlar yaratan çalışmalar, izleyiciyi gündelik kaygıların ötesinde daha kişisel ve varoluşsal bir sorgulama alanına çekiyor. Sergi, Boğa’nın imge, hafıza ve beden arasında kurduğu ilişkiler üzerinden “son” fikrinin nasıl yeniden düşünülebileceğine odaklanıyor.